Header Ads

Kadın Ömrünün 4 Mevsimi...

Günümüzde yaygın bir yanlış inanış var: Kadınların sağlığına dikkat edecekleri yaşlar hep 40’lı yaşlar ve sonrası olarak algılanıyor. Oysa kadınların sağlıklarını korumaları, genç yaşlarda gerekli önlemleri alıp yaşam değişikliklerini kalıcı hale getirmesiyle mümkün olabiliyor. 

 Acıbadem Ataşehir Cerrahi Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sema Demirsoy, kadın ömrünün 4 mevsimi bulunduğunu belirterek bunları; ergenlik, aktif üreme, menopoz ve menopoz sonrası mevsim olarak ayırıyor ve şunları söylüyor:

“Genç yaşta spor alışkanlığı edinmek, 30’lu yaşlardan itibaren sonraki yıllarda da ideal kiloda kalmayı sağlamak için beslenme düzenini kurmak, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak genetik riskleri belirleyip koruyucu önlemler almak sağlıklı yaşamaya ve yaşlanmaya yardımcı oluyor.”

Kadınların sağlıklarıyla ilgili alınması gereken önlemler olduğunu ve belli yaşlarda bu önlemlerin değişebildiğini ifade eden Dr. Sema Demirsoy, kadınlara ömürlerinin 4 mevsiminde alacakları önlemler ve neler yapabilecekleriyle ilgili olarak şu bilgileri veriyor:

Ergenlik Mevsimi (13-20 Yaş): HPV Aşısı Olunmalı

Bu dönemde ergenliğe girmiş gençlerin genel muayenelerinin yapılması gerekiyor.
- Adet düzenlerinin durumuna bakılmalı.
- Ultrasonla yumurtalık, rahim değerlendirmesi yapılmalı.
- Bu yaştaki gençlere doğum kontrol yöntemleri anlatılmalı.
- Cinsel hastalıklardan korunmanın yolları öğretilmeli.
- En önemlisi de rahim ağzı kanseri aşısı yapılmalı. (Bu aşının cinsel yaşam başlamadan yaptırılması önem taşıyor.)
- Obeziteden korunması için bilgi verilmesi gerekiyor.

Aktif Üreme Mevsimi (20-40 Yaş): PAP-Smear İhmal Edilmemeli

Kadınların 20-40 yaş arasındaki dönemi doğurganlık yönünden aktif oldukları bir dönemdir. Bu nedenle doğurganlığın korunması anlamında da sağlık kontrollerini ihmal etmemekte yarar var.
- Kadınlar bu yaş aralığında her 1-3 yıl arasında rahim ağzı kanserine karşı pap-smear testi yaptırmalı. (Risk olması halinde testin sıklığını arttırmak gerekebiliyor.)
- Her ay, adet sonrası elle meme muayenelerini yapmalılar. Ayrıca kalıtsal bir risk varsa meme ultrasonografisi çektirmeli, 35 yaş üzerinde meme kanseri riski varsa mamografi yaptırılmalı, 40 yaşını geçince de düzenli mamografi yaptırılmalı.
- Ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilmeli.
- Cinsel hastalıklara karşı detaylı bilgiler verilmeli.
- Bunların dışında kadınlar genel fizik muayenelerini de ihmal etmemeli. Diyabet, aşırı kilo, yüksek tansiyon, tiroid takiplerine özen göstermeli.
- Adet düzeni sorgulanmalı. Aşırı kanama, ara kanama, ağrılı adet görme, sık adet görme, az adet görme gibi anormallikler incelenmeli.

Menopoz Mevsimi (40-60 Yaş): Önlem Alma Vakti

Birçok kadın için menopoza girmek, olumsuz, sağlığı bozan bir süreç olarak algılanıyor. Oysa önceden alınacak bazı önlemlerle bu dönemi de sağlıklı geçirebilmek mümkün olabiliyor. Kadınlar 40-60 yaş arasında da kendilerine özen göstererek sağlıklı kalabiliyor. Bu dönemde şunları ihmal etmemekte yarar var:

- Menopoz yaşı ortalama 45-50 yaş kabul ediliyor. Bu dönemde biyokimyasal değerlendirmeler, hormon testleri, ulutrasonografik değerlendirmeler, pap smear, meme muayeneleri önem kazandığından ihmal edilmemeli.
- Meme kanseri riski 40 yaş üstünde artıyor. 40-45 yaş arasında iki yılda bir, 45 yaşın üzerinde artık yılda bir mamografiler yaptırılmalı.
- Mutlaka yumurtalık ve rahim ultrasonografik değerlendirmeyle takipler ihmal edilmemeli.
- 45 yaş öncesinde menopoza giren hastalarla fiziksel ve ruhsal çöküntüleri önlemek için tedaviler yapılmalı. Eğer memede öncül lezyonlar, rahim ve yumurtalıkları ilgilendiren kanser öyküleri yoksa, ailede kanser öyküsü yoksa, 45 yaşından önce menopoza giren hastalarda hormon replasman tedavisi başlanabilir. Bunun kararı hastayla birlikte verilmeli.
- Kadın eğer 45-50 yaş aralığında menopoza girdiyse ve muayene bulguları normal ve yakınmalar yok ise normal menopoz yaş aralığında kabul edip hormon replasmandan biraz daha uzak durulabilir. Ama bunlar hep hastaya göre, kişiye özel yaklaşımlar içermeli.
- Örneğin kemik erimesi başlayan bir hastada hormon desteğini keserseniz çok ciddi bir yıkım olabilir. Bu nedenle 5-10 yıl içinde sıkıntı çekmeye başlar. Bu hastalar çeşitli tedavilerle desteklenmeli.

Menopoz Sonrası Mevsimi (60 Yaş ve Üzeri): Kemik Yıkımlarına Dikkat!

60 yaş üzerindeki dönemde artık pap- smear takipleri kesilebiliyor. Ancak yine meme muayenelerinin, jinekolojik muayenelerin ve sistemik muayenelerin düzenli yapılması önem taşıyor. Bu dönemde menopoza bağlı kemik yoğunluğu değerlendirmeleri, kalp damar sistemine ilişkin takiplerin düzenli yapılması, gastrointestinal sistem değerlendirmeleri gibi sistemik muayeneler kronik hastalık teşhisi açısından önem kazanıyor. Kadınların bu dönemi rahat yaşayabilmeleri için şunlar önerilebilir:

- Aşırı kilo almayın. Çünkü şişmanlık kronik hastalıklar (diyabet, tiroid, omurga sistemi, kemik sağlığı) üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor.
- Günlük aktiviteyi artırmakta, düzenli spor yapmakta fayda var. Kalsiyum ağırlıklı beslenmeyi özellikle öneriyoruz, yeşil sebzeler, posalı gıdaları ihmal etmeyin diyoruz.
- Kadınların metabolizması her 10 yılda bir yüzde 2-4 oranında yavaşlıyor. Aynı beslenme alışkanlığı sürerse kilo artışı hızlanıyor. Aynı miktarda beslenip, spor yapmayınca kilolar kaçınılmaz oluyor.
- Alkol ve sigaradan uzak durmak gerekiyor. Her ikisi de hem tüm vücut sağlığı, hem de kemikler üzerinde olumsuz etkilere sahip.
- Bu dönemi psikolojik olarak da rahat geçirebilmek için hobiler edinilmesi çok yararlı oluyor.

Önizleme

Hiç yorum yok

Kadınca Kafe sizin için kuruldu, lütfen her türlü fikir ve eleştirinizi bize gönderiniz. Teşekkürler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Bumerang - Yazarkafe