Header Ads

İyi çiğnemek, sindirim hastalıklarından koruyor

Acele yenen yemekler ve yalnızca içecekle ıslatılıp çiğnenmeden yutulan yiyecekler; hazımsızlık, kabızlık, gaz sancıları, şişkinlik ve ileriki aşamalarda mide ve karaciğer hastalıklarına zemin hazırlıyor. 

Besinlerin ağızda ne kadar iyi çiğnenirse sindirim sistemini o kadar az yoracağını kaydeden Dr. Sinan Akkurt, "İdeali her lokmanın 20 kere çiğnenmesidir. Bu hem sindirimi kolaylaştırır, hem tokluk hissini güçlendirerek daha az yemeyi sağlar, hem de kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayan endorfin salgısını artırır." dedi.

İyi çiğnemenin son dönemde artan ülser, reflü gibi sindirim rahatsızlıklarını azaltma adına basit ama etkili bir yöntem olacağını belirten Dr. Sinan Akkurt, "Her lokmayı 20 kere çiğnemeyi birkaç gün deneyen herkes, kabızlık, şişkinlik, gaz gibi sindirim sorunlarının hemen azaldığını görecektir." dedi. Daha fazla çiğnemenin "mutluluk hormonu" olarak da bilinen endorfin hormonunu artırdığına dikkat çeken Dr. Akkurt, sağlıklı bir yaşam için ne yediğimiz kadar nasıl yediğimizin de önemli olduğunu vurguladı.

Özellikle karbonhidrat ve proteinlerin sindiriminin zor olduğuna işaret eden Dr. Sinan Akkurt, "Midede karbonhidratları sindirecek bir enzim yoktur, bu nedenle ağızda iyi çiğnenmeleri ve burada sindirim enzimleriyle karşılaşmaları gerekiyor." dedi. Proteinlerin sindiriminin ise uzun sürdüğünü, bu nedenle küçük parçalara ayrılarak mide ulaşmasının önemini vurguladı.

İyi çiğnemenin fazla iştahı kontrol altına alma adına faydalı olduğunu kaydeden Dr. Akkurt, "Hem beynin tokluk hissini algılaması için ihtiyaç duyduğu zamanı ona tanımış oluruz, hem de çiğnerken beynimizin o gıda ile ilgili en yüksek lezzet duygusuna ulaşmasını sağlarız." şeklinde konuştu.

Artan hızlı yemek kültürü, iş ve şehir yaşamının stresi ile birlikte yetersiz çiğnemenin hayat boyu süren bir alışkanlığa dönüşebildiğini kaydeden Dr. Akkurt, bu durumun besin eksikliklerine yol açtığına dikkat çekti. "Bir yandan işinize yetişmek için hızlı yiyerek zaman kazandığınızı düşünürsünüz ama diğer yandan iyi çiğnenmemiş besinlerin emilimi daha zor olacağından besinsel ihtiyaçlarını karşılayamazsınız, bu da enerji ve verimliliğinizi düşürür." diyen Dr. Akkurt; okurken, çalışırken, TV karşısında ne yendiği anlaşılmadan yenen yemekler yerine yemeğe bir zaman ayrılmasının önemini vurguladı.

Önizleme

Hiç yorum yok

Kadınca Kafe sizin için kuruldu, lütfen her türlü fikir ve eleştirinizi bize gönderiniz. Teşekkürler.

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Bumerang - Yazarkafe